slm ben istanbulda 8 e giden ve azgın gençlerdenim nes yine bir gün bizim okulun kantini çok doluydu o kadar doluyduki ne olduğu anlaşılmıordu bende direk alacaklarımı almak için içeri daldım ama önümde bir tane kız wardı
o kalabalıkta anlamaz dedim harbidende tüm gücümü ona verdim onu ileri itiyordum burdaki sıkışıklık otobüslerde bile yok tavsiye ederim her gün gidp tatmin oluorum bazılarının popolarına elliorum müthişşş bişey wee okuldan çıkarken kapı küçük olduğu için bazı öretmenler kapıyı açmak için kapıya yöneeliorlar ve bende
herzmnki yerimi alıorum sora hojalar açarken o sıkışıklıkta dayanıorum hojalara farkına warmıorlar tabi ve özellikle dershanede hoja ları resmen beceriorum boyum uzun olduğu için belkide o kdr dar koridor warki kendimi bırakıorum hojaların o yus yuwarlak göötlerine bazen iice azıp ellerimi hafiften değmeye çalışıorum şeylerine bi keresinde bi hojanın amına elimi götürdüm ve çarptım ama baya çarpmıştım hoja
öle etrafa baktı bana baktı bende kazayla olmuş gibi öle bişeyler yaptım bazende dershane çıkışlarında acelem war dierek öretmenlerin dar koridorlarda ,hani hocaya değeriz ya omzuna ben de sanki yanlışlıkla memelerine değiorum saten okadar büyükkü değilmiycek gibi değil nese değiorumm itip gidiorumm bi keres inde de okulda ingilizce
hojasının mini etek giymesinden faydalandım en ön sıradayım hojanın karşısında habire yere kalem atıorumm altına bakıorumm dehşettii arad a da kantinde falan dizimi birilerinin amına değdirmeye çalışıorum inanılmazz
O sıralar 22 yaşındaydım. Yine Her sabahki gibi kahvaltı bile yapmadan kendimi sokağa atmıştım. Sahil yolu İşlerine giden insanlarla dolmaya başlamıştı. Yolunun sağındaki ağaçlı yola saptım. Her gün olduğu gibi bir simit aldım ve müdavimi olduğum çay bahçesine oturdum. Bahçenin sahibi Asım Amca artık benim kargalar uyanmadan buralara damlamama alışmıştı. Bana bir bardak çay getirirken selam verdi. -Günaydın Kemal. Erkencisin yine. -Ne yapalım. Dertler bitmiyor ki… -Ah evlat. Şu derdini de kimselere anlatmazsın…Bir anlatsan belki bir çaresi bulunur. -Asım Amcacığım. Beni biliyorsun. Anlatmam kimseye. Zaten benim derdimin de çaresi yoktur. Asım Amca aramızda hemen her gün geçen bu konuşmaya alışmış olmalı ki sadece başını salladı ve masaların tozunu almaya devam etti. Ah Asım Amca derdimin ne olduğunu bilseydi…
Hikayenin devamını oku »

