Etiket başlığı ‘çook’

Tekirova,Çıralı,Adrasan gibi dünyada da eşi olmayan ,mavi ile yeşilin birleştiği bir noktada bulunan dağ evim benim tatil boyunca mekanım olacaktı… Ve öyle de oldu…Sık sık Antalyaya gidip geliyordum ama pek de gece hayatına ısınamadım… Zaten ezelden beri diskolar,barlar ben cezp etmez ; ama kamping,trekking,rafting gibi aktivitelerde hayat buluyorum.Ve kız arkadaşlarla da güzel ortamlar oluşturuyoruz buralarda… Ancak bu hikayede girişi çok uzattığım gibi tatilimin girişinde de dinlenmeyi fazla uzattığımın farkına;geçici kullandığım arabanın bozuk olan benzin göstergesi yüzünden Kemer de vardım.. Kemerde çok vakit geçirmem turistlerinde yardımıyla beni ateşledi denilebilir.. Ve hemen neler yapılabileceğini düşünürken en sevdiğim arkadaşlarımdan biri olan Emre yi aradım.İşinin olmadığını öğrenince onu alıp Kemere getirmek için yola çıktım…

Yolda rastladığım otostopçu turistleri de aldım arabaya…Eğlenceli bir yolculuktan sonra iletişimi garantiye alıp onları bıraktım ve Antalyadaki evimizde üstüme başıma çeki düzen verip Emrenin yanına gittim…Ben onu alıp götürmeyi düşünürken O beni zorla, Su dünyasının yanında yer alan diskoya götürdü..Ne de olsa sınırsız içki vardı ama biz yalnızdık ve girişimiz imkansızdı…Kapıda rastladığımız iki güzel bayandan (İngiliz..) rica ettim ve bizle içeri girdiler…Ama girer girmez ekildik :) İçerideki ambians anlatılamaz derecede yüksek tempoda sürüp giderken biz de alkol yerine kolalarımızı aldık ve hemen yer kaptık..( ne kadar geç içerseniz turistlerden o kadar ayık kalırsınız,çünkü onlar tatilde bol bol içip sarhoş olmayı isterler..gerisi size kalmış…) Oturduğumuz yer pistin yanı ve yanımızda da kocaman bir grup düzeni bulunmaktaydı.1 saat sonra grup geldi ve ben o anda başka bir yaşam evresine girdim…Bu kadar güzel bir topluluk isteseniz oluşturamazsınız ve sanki seri üretim gibi kusursuz vücutlarıyla bütünleşen dekolte kıyafetler herkesin susması için yeterli sebepti. Ve sessizliği bozan şey tabii ki de Perdono adlı yaz şarkısı oldu… Diskoya değil de havuza gitmiş gibi havuzlardaki ışıklara bakıp müzik eşliğinde alkol almaya başlamışken ; birden sol tarafımdan bir esinti ile bir bayan ve klasik soru – Ateşiniz var mı ? ( Rusça sordu ) benim cevabım ise – What …. :) :) Çünkü ben İngilizceden iyi anlarım ama Rusça yok ki..

Bir iki ilkel işaretleşmeden sonra , ateşi bulmuş insanoğlu gibi garsondan kaptığım ateşle geri geldim…ve hemen sigaranın ucunu yaktım.öyle bir duman üfleyişi vardı ki ,sigaraya düşman olan ben bile o anda o sigarayı yutmak istedim…Çünkü sigarayı yutunca ,o anda o mükemmel kırmızı dolgun dudaklara ulaşabilecektim… Gözler ise Akdeniz kadar maviydi.Saçlarda sapsarı…yanımda duran bu bayanla herhangi bir dil kullanarak anlaşamıyorduk ve sadece el işaretleriyle ve duygularımızla dans etmek istediğimizi belli ettik ve hemen pistte yerimizi aldık…Ben ki diskodan anlamayan bir genç,bir az vakit geçtikten sonra tüm diskonun tempo tuttuğu bir eleman olup çıkmıştım…Çünkü benim ateşleyici bir partnerim vardı ve hemen hemen hiç karşımda durmadı…ya altımda ya üstümde ya da kollarımda havalarda uçuyordu…Vücudumuz yaklaştığı anda nefeslerimizi kontrol etmekde zorlanıyorduk.Ufak tefek temaslardan sonra yeni tanıştığım ama bir kelime bile edemediğim hatta etsemde anlatamadığım bu bayana oturmak istediğimi söyledim…Tabii ki hemen içkilerimizi tazeleyip oturduk.Gecenin ilerlemesi ,müzik ve dans bizi çok yormuştu ve ateşimizi de bir şekilde atmalıydık…


Hikayenin devamını oku »

Dost Linkler


ŞİKAYET İÇİN TIKLAYIN
veya iletişim için sikayettebulun@hotmail.de adresine mail gönderiniz.